KayseriDergi 4. Sayısındaki Yazım

Standard

Memleketimizin Ankara merkezli en aktif derneği Kayseri Düşünce ve Atılım Derneği’nin süreli yayını olan KayseriDergi’nin 4. sayısındaki “Sosyal Medya Yönetiminde Sıklıkla Yapılan Hatalar ve Kobilere Tavsiyeler” isimli yeni yazım.

Sayın Başkanım Aydın Haskebabçı ve değerli ekibine şükranlarımı sunarım.

 

Sosyal Medya Yönetiminde Sıklıkla Yapılan Hatalar ve Kobilere Tavsiyeler

Sosyal Medya Yönetiminde Sıklıkla Yapılan Hatalar ve Kobilere Tavsiyeler

 

 

Sosyal Medya Yönetiminde Sıklıkla Yapılan Hatalar ve Kobilere Tavsiyeler

Sosyal Medya Yönetiminde Sıklıkla Yapılan Hatalar ve Kobilere Tavsiyeler

Dernek web adresi: http://www.kayserider.org.tr

Sosyal Medya Yönetiminde Sıklıkla Yapılan Hatalar Ve Kobilere Tavsiyeler

Bilgisayarlar, notebooklar, tabletler derken akıllı telefonların da hayatımızda artık olmazsa olmaz bir yer edindiği günümüzde pek çok kurum ve marka hedef kitleleri ile iletişimde interneti ve sosyal medyayı kullanmakta. Akıllı telefonlara yönelik uygulamaların her an piyasaya sürülmesi ve bu uygulamaların insanların hem hayatlarını kolaylaştırması hem de kullanıcıların birbirleri ile her an iletişime geçebilmesine imkân tanıması, sosyal medya kullanımını ciddi oranda arttırdı. En sık kullanılan sosyal medya ağlarından Facebook’ un dünyada bir milyar 350 milyon; YouTube’un bir milyar; Twitter’ın ise 284 milyon kullanıcısı bulunmakta. Türkiye’de ise internet kullanım oranı, tüm nüfusa oranla yüzde 45. 36 milyon Facebook kullanıcısı mevcut ve günde ortalama 2 buçuk saat de sosyal medyada vakit geçirilmekte. İstatistikler böylesine devasa oranları ve rakamları gösterince markalar ve kurumlar iyice iştahlanıp sosyal medyada mutlaka yer alarak ülkenin yarısına bu mecra üzerinden tanıtımlarını ve pazarlamalarını yapmak istemekteler haklı olarak…

Şu zamana kadarki örnekler göstermiştir ki iyi planlanmış bir sosyal medya yönetiminin sonuçları genelde iyi olmuş; planlanmamış ya da üstüne düşülmemiş sosyal medya yönetiminin sonuçları ise kötü değil, deyim yerindeyse felaketle sonuçlanmıştır. Dünyadaki pek çok global ve kurumsal marka sosyal medya ortamında ciddi krizler yaşamış, pek çoğu bu krizi ciddiye alıp sosyal medya stratejisini revize ederek (finansal kuvvetlerinin de gücü sayesinde) atlatabilmiştir. Fakat bazıları itibarını yitirerek ya da dükkanı kapatarak sosyal medyanın kızgın kullanıcılarının kurbanı olmuştur.

Peki global firmaların dahi ciddi problemler yaşadığı sosyal medyada pek çok açıdan kısıtlı kaynaklara sahip olan kobiler ne yapmalıdır? Nasıl bir yönetim sergilemelidir? Ne şekilde bu mecrada yer almalıdır veya ne şekilde yer almamalıdır? Ne yapmamalıdır ki problemleri zamanında teşhis edip müdahale edebilsin ya da en az zararla atlatabilsin?

Elbette bunun yutulduğunda anında iyileştiren hap gibi bir ilacı mevcut değil. İçinde bulunulan duruma göre ve kuruma göre, bir sosyal medya profesyonelinin desteğinin alınması gereken pek çok değişkene sahip uzunca bir süreçten söz ediliyorsa, hele hele de iplerin kurumdan ziyade sosyal medya kullanıcılarında olduğu göz önünde bulundurulursa detaylı bir reçeteye ihtiyacınız olduğundan şüphe duymamalısınız.

Ama yine de sıklıkla karşılaşılan öyle basit hatalar mevcut ki, bunlara dikkat ederek pek çok problemi başlamadan çözmek mümkündür. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz:

  1. Kullanmayacağınız mecrada profil oluşturmayın. Kobilerin sosyal medyada yer almak için yapmış oldukları en sık hataların başında her sosyal platformda profil ya da hesap açmaları gelir. Markanın arandığında hemen bulunması için Facebook’ta, Twitter’da, Google Plus’ta, LinkedIn’de, Four Square’de, Swarm’da, Youtube’da, Vimeo’da, Slideshare’de, Blogspot’ta, WordPress’te, Vine’da, Instagram’da, Pinterest’te ya da bir başka platformda hesap açması, eğer bu hesabı kullanmayacaksa (ki genelde bir ikisi hariç kullanmıyorlar) sosyal medyada intihardan başka bir şey değildir. Sosyal medya uzmanlarından Scott Stratten, her sosyal medya platformunu telefona benzetir. İnsan bir telefonu, birilerini aramak ve arandığında cevap vermek için kullanır. Eğer birileri ile iletişim kurmayacaksak ya da birileri bizimle irtibat kuramayacaksa o platform yarardan ziyade zarar getirir. Markanın Instagram hesabında bir yorum yapılmış veya bir soru sorulmuş, birkaç saat içinde cevap verilmesi gerekirken günler haftalar olmuş, hiçbir dönüşte bulunulmamış. Kullanıcılar başka başka sorular yöneltmiş, yorumlar yapmış fakat firmada hiçbir hareket gözlenmemiş. Büyük sıkıntı. Sadece kullanılacak mecralarda profil açmalısınız. O an olmasa bile sonra kullanmayı planladığınız hesapları açacaksanız o hesabı aktif olarak kullanmadığınızı belirtmeli, aktif kullandığınız hesaba kullanıcıyı yönlendirmelisiniz.
  2. Sosyal medya yönetiminizi asla öğrencilere ya da ehil olmayanlara teslim etmeyin. Sosyal medya hesaplarınız firmanızın hedef kitleye direkt açılan kapısıdır. İnsanlar orada yazılan çizilenle alakalı kurumunuzu bilirler. Dolayısıyla teknik konulara hâkim, duygularını yönetebilen, strateji geliştirebilen, kavgadan uzak duran kişiler firmanızı sosyal medyada temsil etmelidir. İletişim Fakültesi mezunu olsa dahi biraz pişmesi gerektiğini unutmamalısınız. Bu konuda sosyal medya danışmanı Aytaç Mestçi’nin örneği çarpıcıdır: Hangi şirketin sahibi son model otomobilini park etmek üzere ehliyeti olmayan birine emanet eder? Tüketicilerine açılan kapıyı ehil olmayan birine vermek, firmanın pert olma riskini göze almak demektir.
  3. Yapılan yorumları silmeyin. Sosyal medya ortamında negatif geri bildirim kaçınılmazdır. Her şey harika giderken bile olumsuz bir yorum ile karşılaşabilirsiniz. Bu yorumları silmek, takipçilerinizin fikirlerini hiçe saydığınız manasına gelir ki sosyal medya kullanıcıları böyle durumlarda sinirlenip daha da üstünüze gelebilir. Tecrübelerle sabittir ki (küfür vs. içermediği sürece) yorumları silmek yarardan çok zarar getirmiştir. Paylaşımınıza olumsuz bir yorum bırakıldığında yorumu yapan kişi ile özel kanallar (mesaj veya PM) yoluyla irtibata geçin ve konu ile ilgilendiğinize ve negatif yorumu yapan kişi ile birebir özel mesajlaştığınıza dair herkesin görebileceği ortamda bir paylaşımda bulunun. Trol (dikkatleri üzerinde toplamak için ortamı geren yorumlar yapan kişi) olduğunu anladığınız kişileri ise muhatap almamak en iyisi ama dilerseniz ikaz edebilirsiniz.
  4. Hakkınızda yalan yanlış içerikler paylaşılıyorsa onlara hemen cevap vermek yerine biraz bekleyin. Hakkınızda olumsuz düşünenler olduğu gibi sizi seven kullanıcılar da mevcuttur. Olumsuz bildirimlere karşı sizi onlar savunmaya geçeceklerdir. Sizin sonradan tartışmaya katılıp moderatörlük yapmanız en güzeli olacaktır.
  5. Paylaşımları hangi kullanıcı hesabı adına yaptığınızdan emin olun. Markanıza ait kurumsal hesap üzerinden şahsınıza ait paylaşımlarda bulunmanız, sayfanızın ya da profilinizin hacklendiğine dair şayiaları da beraberinde getirecektir. Ayrıca “Ouokl” gibi bir paylaşımda bulunmak istemiyorsanız tuş kilidinin aktif olduğundan emin olmalısınız.
  6. Takipçilerinizi paylaşım yağmuruna tutmak akıl kârı bir yaklaşım değildir. Çok sık paylaşımda bulunmanız takip yorgunluğuna neden olacağı için kullanıcıların sizi takip etmeyi bırakmasına neden olabilir. Hele hele sırf içerik olsun diye amaçsız paylaşımlarda bulunmak tam bir felakettir…
  7. Her sosyal ağın kendine ait bir kültürü olduğunu unutmamalısınız. Facebook kocaman bir oturma odası ise Twitter daha çok bir kokteyl masası, LinkedIn ise işyerinin yemekhanesidir. Bu nedenle detaylı, teknik veya samimi paylaşımlarınızı hangi platformda yapacağınıza dikkat etmelisiniz.
  8. Para harcayın. Sosyal medyada yer alan platformların ücretsiz olması, sizin hiç para harcamanıza gerek olmadığı manasına gelmiyor. Takipçilerinizin markanızı ilgiyle izlemeleri için biraz bütçe isteyen aktivitelere girişebilirsiniz. Bir video çekebilir, bir araştırma yapıp sonuçlarını yayınlayabilir, bir mobil uygulama geliştirebilir ya da online takipçileriniz ile gerçek ortamda buluşmanızı sağlayacak bir etkinlik düzenleyebilirsiniz. Ayrıca online mecralardaki stratejinizi belirlemek ve revize etmek için ya da verimliliğinizi ölçmek için çeşitli istatistikler ve raporlar sunan programları satın almak da sosyal medya yönetiminin olmazsa olmazları arasındadır.

Zikredilen başlıklarda, dev dev firmaların sosyal mecrada yapmış oldukları, eminim çok güleceğiniz hatalardan bir kısım örnekleri şu adresten inceleyebilirsiniz: http://bit.ly/1Kh92zM

Kaynak olarak kullandığım, tam da bu konuda hazırlanmış güzel çalışmalar da mevcut ayrıca. Daha detaylı malûmat için bu kitapları okumak bayağı faydalı olacaktır. Merak etmeyin, çok akıcı ve eğlenceli kitaplar… Sitelere de göz atmanızı tavsiye ederim.

  1. Sosyal Medyada Yapılan Müthiş İşler – Sosyal Medyada Yapılan Vasat İşler; Scott Stratten; MediaCat Kitapları; 2013
  2. Bir Sosyal Medya Danışmanının Anıları; Aytaç Mestçi; Pusula Yayıncılık; 2014
  3. Dijital Çağda İçerik Yönetiminin Kuralları; Ann Handley & C. C. Chapmen; MediaCat Yayınları; 2013
  4. http://www.melihguney.com/
  5. http://sosyalharakiri.tumblr.com/
  6. http://www.universiteplus.com/courses/sosyal-medya-stratejileri/
(Visited 116 times, 1 visits today)

2 thoughts on “KayseriDergi 4. Sayısındaki Yazım

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir