Medya Okuryazarlığı Dersini İletişim Mezunları Versin. Oldu, Başka Bir Arzunuz?

Standard

GÜNCELLEME: Yazı Hakkında Yapılan Açıklama için tıklayınız.

İletişim fakültesi öğrencilerimizin hararetle talep ettikleri bir konu. Siz de mutlaka duymuşsunuzdur: “Medya Okuryazarlığı dersi orta okul veya lisede mecburi ders olsun.

Medya okuryazarlığı nedir diye soracak olursanız, “yazılı ve yazılı olmayan, büyük çeşitlilik gösteren formatlardaki (televizyon, video, sinema, reklâmlar, internet v.s.) mesajlara ulaşma, bunları çözümleme, değerlendirme ve iletme yeteneğine sahip olma” olarak kısaca bir tanımı olduğundan bahsedebiliriz*. Medya okuryazarlığı elzem çünkü sahip olduğu görüşe göre yayın yapan medya organlarının hangisinin objektif, hangisinin yanlı haber verdiğini görebilmek cidden önemli bir konu.

Medya okuryazarlığının ne kadar hayati bir konu olduğuna girecek değilim. Benim asıl değinmek istediğim nokta, medya okuryazarlığı konusunda iletişim fakültesi öğrencilerimizin ağız birliği yapmışçasına üzerinde ısrarla durduğu nokta. Neredeyse tüm öğrencilerimizin ağzından aynı cümleyi duymanız mümkün:

Medya okuryazarlığı dersi zorunlu olsun.

Diyebilirsiniz ki, öğrenciler önemli bir konuda duyarlılık göstermişler, ne güzel işte.. Ama öğrencilerimizin isteğinin devamı var. Medya okuryazarlığı dersi lisede zorunlu olsun, ve bu dersi de iletişim fakültesi mezunu öğrenciler versin.
Benim devrelerimin yandığı nokta tam olarak da bu kısım. Bu dersi iletişim fakültesi mezunu öğrenciler versin… Böyle diyen öğrencilerimle karlılaştığımda eğer ortam uygunsa sesli ,değilse içimden şöyle diyorum: Oldu, başka bir arzunuz?

Medya okuryazarlığı dersininin iletişim fakültesi öğrencileri tarafından verilmesi elbette olması gerekendir fakat benim devrelerimin yanmasının nedeni, öğrencilerimizin bunu toplumsal bir duyarlılık veya gelecek nesillerden duydukları endişe nedeniyle değil de bencil bir iştahla, devlete kapağı atma amaçlı olduğunu düşünmemdendir.

İletişim alanı temeli itibariyle pratiktir. Bir sanattır da diyebiliriz. Dolayısıyla iletişimci olmak isteyen kişi esasında sanatçıdır. Ve sanatını icra edebileceği yegane ortam da kamu kurumlarından ziyade özel sektördür.

Özel sektörde çalışmak için de bazı temel vasıflara sahip olmak gerekmektedir. Mesela halkla ilişkiler ve reklamcılık alanlarında çalışmak isteyenlerden temel grafik, tasarım, kurgu ve ofis programlarına hakim olması, doğru fotoğraf ve videoyu çekebiliyor olması, irtibata geçeceği kişilerle doğru iletişimi kurabilecek üç-beş kelam edebiliyor olması ve iyi İngilizce konuşuyor olması başlıca beklenen asgari niteliklerdir. Bu asgari niteliklere sahip olan mezunumuz büyük ihtimalle asgari ücretle bu sektörde başlangıç pozisyonlarından birinde başlayabilir. İlerleyen dönemde vasfını ve işe olan hakimiyetini ilerletir, sektörü detaylarına kadar öğrenir, kendi bir ajans kurar. Bir Ferrari alma ihtimali bile vardır.

Ama iletişim öğrencimiz okuduğu dört yıl boyunca bu vasıfların hiçbirini edinmezse, bu alanda iş bulması da edinemediği vasıflar arttıkça düşer. Öyle olunca en az bir senelerini zehir edip KPSS dershanelerine yazılırlar, gece gündüz KPSS çalışırlar, iyi puan alan gardiyan veya sekreter olur, iyi puan alamayan öbür sene bir daha çalışır. Dört yıl boyunca annesinin dizinin dibinde KPSS çalışan çocuklar var. Dile kolay, dört sene…

4 senede birileri Instagram diye bir uygulama yazdı ve bunu 1 milyar dolara Facebook’a sattı. 4 senede Yemeksepeti.com, Trendyol, WhatsApp 1 ken 1000 oldu, değerlerine kat kat değer kattı. 4 senede birileri Vine fenomeni oldu ve TV şovu sundu. Bırakın 4 seneyi, 1 sene bile olmadan WattPad de Büşra Yılmaz 4N1K yı yazdı, 25 ayrı yayınevi 2 hafta boyunca kitabını basmak için Yılmaz’a yalvardı. 4 senede neler neler yapıldı, neler neler yapılıyor. 1 sene uzun bir süre, 4 sene o uzun senenin kaç katı sizce?

Arzu edilen vasıfları kazanmayınca, ultra yüksek bir KPSS puanı da alamayınca bu sesleri duymak hiç şaşırtıcı olmuyor: Medya okuryazarlığı zorunlu ders olsun, bu dersi de iletişim mezunları versin.

E bu cevabı da benden duymak: Oldu, başka bir arzunuz?

*http://www.medyaokuryazarligi.org.tr/nedir.html

Birhaber.com’da yayımlanan bu yazımın orijinal metnini okumak için tıklayınız.

(Visited 821 times, 1 visits today)

7 thoughts on “Medya Okuryazarlığı Dersini İletişim Mezunları Versin. Oldu, Başka Bir Arzunuz?

  1. Duyduk ki akademisyenler maaşlarına zam istiyor. Kendi içimden dedim ki Oldu Başka Bir Arzunuz. Öğrencilere ezberle,kopyala,yapıştır tekniğini öğreten üretemeyen,işsiz geçlik yetiştiren akademisyenlerimize Oldu Başka Bir Arzunuz Demek …

  2. dnz_slymngl@hotmail.com' Deniz Sungur

    Yazınızda çok haklısınız hocam aynı ben demekten kendimi alamadım. Ama şöyle de bir durum var ingilizce diyorsunuz fakültede ders boş geçti. Hocamız da pek dersi işlemeye gönüllü değildi. Zaten İngilizce dersini 4. Sınıftan itibaren hatta 2. Sınıfa indi doğru düzgün öğrenen yok Türkiye’de. Uygulamaya gelince biraz tabiri caizse yırtık olmak lazım. Sen kendi halinde bir kız olunca Erzurum’da korkuyor hali ile insan. Şurda haklısınız ki dört yıl yat yat sonra aklın başına gelsin olmaz tabi. Ama değerli hocalarımızın da biraz beynimize işlemeleri lazım yönlendirmeleri gerekli. O dediğiniz vasıfları kazanmak için fakülteyi kazanıyoruz ama dersi verecek nitelikte hoca serdede gençlik olunca bir yığın elinde dürülmüş diplomadan başka birşey kalmıyor. O zaman niteliksiz bir sürü mezun veren iletişim fakülteleri kapansın…

  3. Mehmetharun.tpdmr@gmail.com' Harun

    Sadece yazmak adına yazmış bencilik diye itham ettiğiniz kişiler üzerinden kaleme alacak bir konu bulmuşsunuz kendinize. Özel sektör demişsiniz. Peki girdik peki çalışma şartlarından haberiniz var mı? çalışma saatlerinden, uykusuzluk, ödenmeyen maaşlar, sosyal hayatın olmaması, gece gündüz dışarda sıcak soğuk demeden uzun saatler çalışma, çalışma güvencenizin olmaması. Örnek sanat ekibindeyseniz sanat yönetmeni çıktı yenisi geldi ve ekibi varmış. Hade kardeşim sana kolay gelsin derken başka bir iş bulduk neyse ama gel gör ki bölüm yayınlanınca alıcakmışız parayı eee daha 2ay var napıcan? Bencilik nedir bilmeden kaç tane iletişim mezunu açıkta olan bilmeden ve bunların sizin şu balandıra balandıra anlatığınuz özel sektör denilen cehenemde sağlığından olup okudum birşey olamadı demesinler diye harap olduğunu bilmeden kalkıp oldu başka adı altında bir yazı yazıyorsunuz. Utanırdım bunu yazmaya bunun yerine bu telef olan gençler için birşeyler yapılması gerektiğini yazardım. Trt gibi bir kurumda kpss girseler Bile bölüm zorunluluğu olmadığı için kendi okudukları bölümde iş yapamıyor onun yerine kimyacılar matamatikçiler bu bölümlerde iş sahibi oluyor peki onlara neden oldu başka demiyoruz!!!! Bu hak iletişimcilerindir siz buna bencilik diyebilirsiniz asıl bencil olan sizlersiniz….

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir